Özgürlük Yolları'nın ilk kitabı Akıl Çağı bitti. Çok sıkılarak okudum ama çok iyi romandı gerçekten. İkinci cildi internetten indirip Kindle'a attım, oradan okuyacağım. Bükreş'e götürmek de rahat olur hem.
Köyde hava dengesiz. Bir yağmur bir soğuk bir güneş bir sis bir sıcak. Birkaç saatliğine evde yalnızım, yaşasın. Ne yapsam şaşırmış haldeyim, sanki başına otursam birden bire bir öykü yazabileceğim. Öte yandan Krom'un yazısı var, ona başlamıştım, bitirmek için iyi fırsat. Romanın ikinci cildine de şöyle bir bakayım derken ona mı devam etsem. Aslında çok tatlı bir öğle uykusu da gider şimdi. Mutfaktaki işlere el atacağıma da söz vermiştim önce onu yapsam... :)
Geçen ilginç bir şey oldu, M.S.O.'nun torunu mail attı. Çok sevindim. Çok nazik bir dille yazılmıştı, biraz da sitemkardı -haklı olarak. Ama ben de onlara ulaşmaya çalışmış, başaramamıştım. Hiçbir isim yoktu ki elimde, nasıl ulaşayım. Bakalım şimdi yeni bir çalışma yapalım dedik, çok heyecanlıyım. Güzel bir şeyler çıkacak gibi.
Geleceğimle ilgili de iki yol vardı önümde, birinin önü açıldı gibi. Oradan kesin bir haber bekliyorum. Ne garip, her an hayatım değişebilir.
Sessizlik ne kadar güzel. Sadece kuşlar ve arada kuzuların sesi. Deniz dalgalı, rengi çamurlu. Kediler miskin miskin dolanıyor. Yavru bir köpek getirmiş komşu, dün sevdim bol bol da bugün bulamadım yerinde. Hadi kalk, mutfağı topla, sonra bir karar verirsin ne yapacağınla.

Yorumlar
Yorum Gönder