20.12
* La mappa dell'Inferno, S. Botticelli. Bu akşam da kitaplığın düzensizliğine takıldı kafam. Ek raf alıp kitaplığı daraltımak iyi fikir değilmiş. Can yayınları dışında üst iki rafa sığan yok. O zaman tasnif edemiyorum ki. Geçen sefer bir şekilde yolunu bulmuştum. Keşke tek tek raflarımı fotoğraflasaymışım. Şeytan diyor yayınevlerine gör diz, hem yer de kazanırsın. Ama fikri bile öyle rahatsız ediyor ki. Bu kadar kitabın içinden çıkılmaz, mümkün değil. Yardım istemenin şakasını çok yapıyorum da asla gerçekten yardıma çağırmıyorum kimseyi. Bu sefer bunu aşmam gerekecek sanırım. Zira dağınık ev dağınık zihin benim için. Sağlam bahane, evet. Bir raf Tanzimat için bir raf Servet-i Fünûn. Peşinden Millî Edebiyat rafı. Cumhuriyet biraz daha karışık, çok kronolojiye girmeden. Yok yok, bırak şimdi bunları, sırası değil. Yardımsız asla. Buluruz başka bir şey sana. * Bugün Usher Evi'nin Çöküşü'nü anlattım. Okuyan sadece iki üç kişi. Kimsenin umrunda değil. Edebiyat öğrencisi olma...